Köyümle buluşma

034 (2)

Koyunlarını çayırlara süren çocuk misali,
Her şeyi ardında bırakabilse keşke insan…
Gösterişten uzak saflık örneği kar çocuk…
Sürüsü, bir iki öğün azığı, köpeği
Başka yükü olmayan bulut çocuk.

Evler kuran, gönül yapan
Yıldızlarına sahip çıkarak
Aklını, özgürlüğüne adar insan.
Eğer ki bir çocuk misali kendi ruhumuzu,
Belleğimizi engin çayırlıklara sürebiliyorsak
Bilincimiz uçurtmanın kuyruğundadır, erişiriz bulutlara…

Köy yurdum olsaydı, güneş çocuk olurdum.
Gölün üstüne bulut gelip konsun diye
Saatler boyu güleç bir tepede
Nöbet beklerdim , güneş ve rüzgârın altında.
Sabahın genişliğini,
Mavinin sessiz dinginliğini,
Öğlenin geçmezliğini,
Yeşilin okşayan yumuşaklığını,
İkindinin bitmezliğini sonsuza dek yaşardım.

Kurtların düşman kesildiği,
Hırsızların bekçi kılığında gezindiği
Günümüzün ormanlarında
Sabrı kendine yoldaş eder, ay çocuk.
Çocuğun sabrını okşardım…

Yıldızları omuzlarında taşıyanların
Yüreğinde büyük bir nehir akar.
Nehri kana kana içerdim su çocuk misali…
İnsan, kendi masumiyetini
Kendi aç kurduna karşı koruyabilen
Rüzgar çocuk olabilseydi eğer,
Mutluluk yoldaşı, yaşam cenneti olurdu,
Yağmur çocuk misali.

06.02.2014 İstanbul

About Çetin Bayramoğlu

Şairim , insanım.
Bu yazı Pastoral şiirler içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s